HOSGELDİNİZ HÜDAYİ -

Hüdayi Demir
- - -

bağlantılarım e-posta
>son yazılarımMevlit kandili
Kurban Bayrami
K.Kerim
Hatim Duası
Dini Bilgiler
ilahiler
islam ve dinler
Videolar
%Kaç müslümanız?
Siirler


ESMAU'L HÜSNE

<% mwpThemeTitle= "ESMAÜ'L HÜSNA" mwpThemeBlock_open()%> <%mwpThemeBlock_close()%>

20/3/2008

Mevlit kandili

Mevlit kandili

            Alemlere rahmet” olan Sevgili Peygamberimizin dünyayı şereflendirmesinin dünya ve insanlık tarihindeki yerini ve önemini kavrayabilmek için Onun doğduğu zamanda yaşanan sosyal hayatı ve Onun risaleti sonrası oluşan sosyal hayatı karşılaştırmalı olarak incelemek gerekir.Bu mübarek gecede; Hz. İbrahim'in duasına, Hz. İsa'nın müjdesine, Hz. Amine'nin rüyasına mazhar olan, Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) dünyaya teşrif etmişlerdir.

Cahiliye Dönemi Mekke’de Görülen Olumsuzluklar                               İslam öncesi Mekke toplumuna cahiliye dönemi denilmesinin sebebi, Mekkelilerin çok bilgisiz oluşları dolayısı ile değil, onların şeytanca işler yapmaları sebebiyledir. Cahil, inatla ve bilinçsizce işler yabana denir ve şeytanın sıfatıdır. Yeteri kadar tahsil yapmamış kimselere cahil değil, bilgisiz, tahsilsiz demek daha uygundur.

1-Mekkeliler Hz İbrahim’in öğrettiği dinin bozulmuş halini yaşamaya devam ediyorlardı. Hakka batıl bulaştırdıkları için müşrik olmuşlardı. Allah’a inanıyorlar ama putların, Allah ile aralarında aracı olduğuna inanıyorlardı. Meleklere inanıyorlar ama melekleri Allah’ın kızları olarak görüyorlardı. Peygamberlik mefhumu da vardı, zira Allah, peygamber gönderecek olsaydı bu kavmin ileri gelen efendilerine gönderirdi diyorlardı. Hac vardı, kurban vardı vs.

Mekke’ye ilk olarak putperestliği Amr b Luhay adında bir tüccar Suriye’den Hubel adındaki putu getirerek sokmuştur. Peygamberimizin (s.a.s.)ilk işi Hakkı batıldan ayırmak idi.

2-Ahlaksızlık, alkol tüketimi, kumar ve fuhuş yayılmıştı. Bazen doğan çocukların babası tahmini olarak tespit ediliyordu.    3-Kız çocukları onur meselesi yapılarak öldürülüyordu.          4-Kabilecilik duygusuyla haram aylar dışında durmadan savaşıyorlardı. Ficar savaşları.         5-Mekke toplumunda kaos hakimdi Ticaret kervanları soyuluyor, zorba ve zalimlerin yaptıkları yanına kalıyordu.

Peygamberimizin Doğumu ve Davete Hazırlanması:          Hz Muhammed Mustafa (s.a.s), 12 Rebiulevvel/ 20 Nisan 571 Pazartesi sabahı dünyayı şereflendirdiler.   Peygamberimiz doğumu ile cehaletten karanlık içindeki dünyayı aydınlatmaya başladığı için Onun doğumu “Doğumun aydınlığı” anlamına gelen “Mevlit Kandili” ismi âlimler tarafından uygun görülüştür.   Diyanet İşleri Başkanlığının öncülüğünde 15 yıldır Mevlit kandili, sadece bir gece değil bir hafta boyu çeşitli etkinliklerle “Kutlu Doğum Haftası” adı altında kutlanmaktadır. Osmanlı Devleti zamanında da Mevlit kandili bir hafta boyu resmi bayram havası içinde kutlanırmış.

Allah resulünü annesi sancısız doğuruyor, doğuştan sünnetli.  Ona annesi Ahmet ismini vermek istiyor ama Muhammed simini vermesi de melekler tarafından kendisine hatırlatılıyor. Dedesi kucağına alarak Kâbe’ye götürüyor ve yerde ve gökte bir tane anlamına gelen Muhammed ismini veriyor âlemlerin efendisine.

·     O, soylu bir ailenin çocuğu. O bu soyluluğun avantajlarından yararlanıyor. Onurlu bir kişiliğin oluşması, liderlik, özgüven vs. Babası, annesi ve dedesinin vefatı sebebi ile soyluğun dezavantajlarından da korunuyor. Şımarma, gurur lükse düşkünlük vs. gibi.

·        O, hayatın her türlü zorluğu ile karşılaşıyor,  O içimizden biri. Bu sebeple bizi çok yakından tanıyor ve ona göre bize rehberlik yapıyor. O hayatı, bizzat yaşayarak, tecrübe

ederek öğreniyor. Çalışıyor, yoruluyor, terliyor. Evlat acısı çekiyor, üzülüyor, haksız saldırılara maruz kalıyor, sabrediyor. Rüşvet teklifi alıyor (Peygamberlikten vazgeçmesi karşılığında Mekke krallığı, zenginlik ve en güzel hanımlarla evlilik vs.) ama elinin tersi ile reddediyor.                  Şair şöyle diyor.

Muhammed beşer la ke’l-beşer/  /Bel huve yakutun beyne’l-hacer (Muhammed bir beşerdir ama her hangi bir beşer değildir, o, taşlar arasındaki yakut madeni gibidir.)

Allah’ın elçisine her zaman olduğu gibi bu gün de çok muhtacız. Şair arif Nihat Asya’da kendi döneminde bu ihtiyacı derinden hissetmiş olmalı ki Onu bu güne şöyle çağırıyor:

Konsun –yine- pervazlara güvercinler “Hû hû”lara karışsın âminler. Mübarek akşamdır; /Gelin ey Fâtihalar, Yâsinler!  Vicdanlar, sakat çıkmadan, Yâ Muhammed, yarına; İyiliklerle gel, güzelliklerle gel /Âdemoğullarına! Gel, ey Muhammed, bahardır./Dudaklar ardında saklı Âminlerimiz vardır... Hacdan döner gibi gel;/Mi’râc’dan iner gibi gel;    Bekliyoruz yıllardır!

 İmânın tatlılığı ve muhabbetin önemi hakkında Fahri Kâinât Efendimiz Sallallahu Aleyhi Wesellem şöyle buyuruyorlar: "Üç şey kimde bulunursa, îmânın tadını tam olarak alır;

Allah ve O'nun Rasûlü'nü herşeyden daha fazla sevmek, İnsanları ancak Allah için sevmek, Cehenneme girmeği kötü gördüğü gibi küfre dönmeği de öyle kötü görmek."

            Rasûlüllah'ın Sevban adında bir hizmetçisi vardı. Allah Rasûlü Sallallahu Aleyhi Wesellem'i o kadar çok severdi ki O'na hiç sabredemezdi. Yâni, O'nsuz hiç yaşayamazdı.

Bir gün, Rasûlüllah Sallallahu Aleyhi Wesellem'e hüzün içinde, çok üzgün bir halde geldi. Rasûlüllah Sallallahu Aleyhi Wesellem O'na hâlini sordu.

Sevban şöyle cevap verdi: "Ey Allâh'ın Rasûlü! Hiçbir yerim ağrımıyor, yalnız sizi birkaç gündür göremedim. Size karşı içim doldu. Sizi çok özledim. Âhirette sizin yerinizin, ûlvi bir yer olması hasebiyle, orada sizden uzak kalacağımdan korktum. Ayrılık korkusu beni bu hâle düşürdü".

Bu esnâda, Allâhü Teâlâ şu âyeti indirdi: "Kim Allâh'a ve Peygamber Sallallahu Aleyhi Wesellem'e itâat ederse, işte onlar; Allâh'ın kendilerine nimetler verdiği peygamberlerle, sıddıklarla, şehidlerle, iyi adamlarla beraberdirler. Onlar ne iyi arkadaştır". Bu Âyeti Kerîme gelince kederi gitti ve sıhhati eski hâline döndü.

Hz.Bilâl'ın ölümü yaklaşınca âilesi ve çocukları çok üzülüyorlardı ve üzüntülerini «Ne büyük felâket» diye açıklıyorlardı. Halbûki, Hz.Bilâl ise şöyle diyordu: "Ne güzel lûtuf. Yarın, Allâh'ın sevgilisi Muhammed (Sallallahu Aleyhi Wesellem) ve O'nun Eshâbıyla beraber olacağım."

Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:

“Beni ana babasından, evlâdından ve herkesten daha çok sevmeyen, mümin olamaz.” “Bir şeyi çok seven, elbette onu çok anar.” “Peygamberleri anmak, hatırlamak ibâdettir.”           Muhammed Mustafa (sav) hakkında Kur'an-ı Kerim: "Ey şanlı Peygamber! Biz seni insanlar hakkında şahit, müjdeci, uyarıcı, Allah’ın izniyle O’nun yoluna dâvet eden bir peygamber ve aydınlatıcı bir ışık olarak gönderdik" (1) buyurmaktadır.

Peygamber Efendimizi sadece mevlit kandilinde anmayalım. O’nu her zaman hayatımızda örnek alarak, ahlakıyla ahlaklanmaya çalışalım. Sünnete uyma niyetiyle yaptığımız yemek, içmek, uyumak gibi en basit işlerimizin bile bize ibadet sevabı getirdiğini unutmayalım. Hz. Mevlana: "Keşke mümkün olsa da, yeryüzünde dolaşırken bile, sadece Hz. Muhammed'in ayak bastığı yerlere basabilseydik" diyerek Resulullah'a uymanın önemini ne güzel ifade etmiştir.

Akşamları çocuklarımıza Efendimiz’in (sas) yaşadığı örnek hayattan kesitler anlatabiliriz. O’nun ashabıyla arasında geçen diyalogları hikaye tarzından anlatarak çocuklarımızın dikkatlerini Peygamberimizi anlama üzerinde yoğunlaştırabiliriz.

Nebiler Serveri’ni hayatını anlatan video kasetlerini veya film CD’lerini ev halkıyla beraber izleyebiliriz.

Yüce Rabbimiz, Onun gösterdiği yolda ayaklarımızı sabitkadem eylesin, bizi kendisine Salih bir kul, resulüne layık bir ümmet eylesin. ahirette de şefaatinden bizi mahrum eylemesin.

Bu gece ve bu ay içinde mümküm olduğu kadar salât-ü selâmı (Salât-ı Nâriye, Salât-ı Münciye ve Salât-ı Fethiye) çok okumalıdır

 “Allah ve melekleri, Peygamber'e çok salevat getirirler. Ey müminler! Siz de ona salevat getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin.”

 

 

Allah (cc) en degerli varlıgımız İmanımızı elimizden almasın. Allah’ım Bizi dünyada Peygamber Efendimizin (sav) dîninden, yolundan, tarzından, sünnetinden ve hidâyetinden uzak eyleme. Âhirette Peygamber Efendimiz’in (sav) şefaatinden, muhabbetinden, yakınlığından ve berâberliğinden ayırma. Bize O’nun sünnetini ve getirdiklerini gücümüz yettiğince anlama ve yaşama nimeti lutfet. Bizi Peygamber efendimize (sav) karşı,Dinimiz İslama karşı, Kitabımız Kurana karşı, vurdumduymaz ve duyarsız kılma. Bizi Rahmetinden mahrum eyleme

Yarabbi bizlerin Rasülüllah Sallallahu Aleyhi Wesellem'e sevgisini ashabın sevgisi gibi kıl...(Amin

 

19/12/2007

Kurban Bayrami

KURBAN BAYRAMI VAAZI

Bizleri bayram günlerine kavuşturan ve bayram sevincini yaşama fırsatı veren Yüce Rabbımıza hamdü sena, Resul-i Ekrem Efendimize salatü selam olsun.

Mübarek kurban bayraminizi tebrik ediyorum. Cenab- Hak  bizlere Islam Ümmetine bu bayrami, bu yüce firsati, bu münasebeti tekrar tekrar nasip eylesin.Cenab-i Hak bu mübarek bayrami bütün müslümanlari  birlestirmeye, daginikligini bir araya toplamaya, düsmanlarinin karsinda bir set olup engel teskil etmeye, bizleri  muvaffak eylesin. Birlik ve beraberlik içinde yasamayi bizlere  nasip ve müyesser eylesin

Muhterem mü’minler, Bayram namazı saatine bugünün önemine dair sohbetle değerlendirmeye çalışacağız.

 

Bayram sevinç ve eğlence günü anlamına gelmektedir.  . Milli ve dini birliği sağladığı için hemen her toplum var olan bayramlarına büyük önem vermiş ve bir takım yeni bayramlar ihdas etmiştir. İslam dini de müslümanlara iki bayram armağan etmiştir. Bildiğiniz gibi bunlar Ramazan ve Kurban bayramlarıdır. Kurban Hicri 2. yılda meşru kılınmıştır.

            Allah için maddi fedakarlık yapmak ve bu vesileyle Allah’a yaklaşmak gayesini taşıyan kurbanı tarihte ilk kez Hz Adem’in oğlu Habil kesmiştir. Fakat bu ilk uygulama bir seferlik bir imtihandır. Kurban Hz İbrahim’in bir sünneti olarak gelenekselleşmiştir. Tarihi süreçte putlar adına kurban kesme şeklinde bir takım sapmalar olmuştur.

            Peygamberimiz (s.a.s); “Bu ilk işiniz namaz kılmaktır.” (Buhari,ideyn,3) Bayram namazı vaciptir. Cuma namazı kılınan yerlerde kılınır ve üzerine Cuma namazı Farz olan kimseler kılar. İlk gün kılamayanlar 2. ve 3. gün de kılabilirler

           

Kur’an’da Kurban:            “(Kendileri için lutfedilen bir takım menfaatleri görmeleri, Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine Allah’ın adını anmaları için” (Hac,28)

“Biz her ümmet için bir kurban ibadeti ihdas ettik ki Allah’ın kendilerine rızk olarak verdiği hayvanların üzerine (boğazlarken) O’nun adını ansınlar.” (Hac,34)

Sünnette Kurban:                “Gücü yettiği halde kurban kesmeyenler bizim namazgahımıza yaklaşmasın.” Hadis-i şerifteki sert üsluba bakarak İmam-ı Azam Kurbanın vacip olduğuna hükmetmiştir.

“Kurban bayramı günü adem oğlu sıla-i rahm dışında kurban kesmekten daha üstün bir amel yapmamıştır.”  Peygamberimiz Medine’de on yıl kurban kesmiştir.

                 Cundub b. Sufyan (r.a.) şöyle rivayet etmiştir:

Kurban bayramı günü Hz. Peygamber (a.s.) ile beraber hazır bulundum. Namazı kıldı, namazı bitirip de selam verince, namaz bitmeden önce kesilmiş olan bazı kurban etleri ile karşılaştı.                              

   Bunun üzerine: "Kim namazdan önce kurbanını kestiyse onun yerine bir kurban daha kessin. Kim kesmemiş ise besmele ile kessin" buyurdu14

                       Bizim burada  arefe günü sin kurbanı adı altında kestiğimiz kurbanın yanlış olduğunu vurgulamaktadır

 

Hükmü:  Müslüman, akıl baliğ olmuş, mukim, hür ve nisaba malik olan kimselerin kurban kesmesi gerekir. Koyun,keçi,sığır,manda ve deveden kurban olur. Deve kuşundan kurban olmaz.

İbadetlerde Allah’a karşı kadın erkek her biri ayrı ayrı sorumludur. Erkeğin gücü yettiği halde kadının gücü kurbana yetmeyebilir yada kadının gücü yettiği halde erkeğin gücü yetmeyebilir. Bir ailede kurban mükellefi olan kaç kişi varsa onların kurban kesmesi gerekir.

       Parasını sadaka olarak vermiş olmakla da kurban kesmiş olmayız

 

 

                                                         2

Kurban kesmenin usulü:                 Tekbir getirilir. Mükellef ya kendisi keser yada vekalet verir. Dua edilir ve iki rek’at şükür namazı kılınır. Bismillahi Allahu ekber diyerek keser.

    Kurbanın Eti ve Derisi:              Et üçe taksim edilir ve üçte biri fakirlere verilir. 

 

Kurban Kesmenin Faydaları:

1-Allah’ın emrine itaat,Allah’a yaklaşma, sevap2-Fedakarlık, 3-Yardımlaşma,

4-Akraba ve komşular arasında sevgi dostluk bağları güçleniyor

5-Beden et ile gerekli olan proteini depoluyor.

6-Hayvan besleyen ve satanlar lehine ticaret canlanıyor.

7-İnsanlar stres atıyorlar birlikte mutlu olmayı öğreniyorlar.

Kurban kesemiyenler için peyamberimiz,kimbayram günü sabah erkenden kalkıp…..

 

Bayramda Görevlerimiz:        a) Bayram namazı, b) Kurban kesme, c) Akraba ve komşuları ziyaret,  d) Uzaktakilerle hiç değilse telefonla bayramlaşma,

          e) Farz namazlardan sonra teşrik tekbirleri,                     Teşrik tekbiri arefe sabahı başladı, dördüncü gün ikindi vaktine kadar devam edecek. Teşrik tekbiri kadın erkek bütün mü’minlere vaciptir

                     Bayramda akrabaları ziyaret etmek görevimizdir

Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.17''

Bu bayram vesilesiyle küslerimiz dargınlarımız varsa mutlaka barışmalıdır

Peygamberimiz: Bir müslümanın arkadaşına üç günden fazla küs durması helal değildir

           Bayram vesilesi ile bir takım oyunlar tertiplenmesi caizdir. Peygamberimiz (s.a.s.) Buas savaşını anlatan bir ezgiyi yanık sesli bir kız çocuğundan dinlemiş ve Medinelilerin bayram sebebiyle icra ettikleri bazı oyunları Hz Aişe ile birlikte izlemiştir.

                     Buhârî'nin diğer bir rivayetinde, Hz. Peygamber, Hz. Ebû Bekr (r.a.)'e "Ebu Bekr! her ümmetin bir bayramı vardır, bu da bizim bayramımızdır" buyurarak bayramlarda yapılacak meşru eğlence ve sevinç gösterisinde bulunmaya izin vermişlerdir. Düğünlerde olduğu gibi, bayramlarda da sevinçli olduğumuzu açıkça göstermek için, İslâm'a aykırı olmayacak şekilde eğlenceler tertiplemek caizdir11

 

Bizlerde bayramda eğlencemizi yapabiliriz ama meşru yönde helal yönde olmalı….

Kötü yönde ğlence yapmamamlıyız bizleri kötülüğe sevk eden çevremiz arkadaşlarımızdır

   Arkadaşını söyle kim olduğunu bileyim           

İnsanları değerlendirirken ve arkadaş seçerken değer ölçümüz insani kalite ve ahlaki seviye olmalıdır. Kişiliği gelişmiş, ahlaki yönden olgunlaşmış bir insan hangi mezhep ve meşrebe mensup olursa olsun değerlidir ve bulunduğu yere, işgal ettiği mevkie değer kazandırır.

Allah’ın bir nimet olarak her kese  işlenmemiş cevher halinde  fıtrat,-tabiat, seciye, karakter, huy- vermiştir.

İnsanlar madenler gibidir. Bunlardan cahiliye döneminde yararlı olan/hayırlı olanlar anlayışlı olmaları, akıllarını kullanmaları halinde İslam döneminde de hayırlı olmuşlardır. (Seçme Hadisler,No:56)

 

Güneş açıkta bulunan her nesneyi eşit  oranda aydınlatır,yağmur her varlığı ve bitkiyi eşit oranda sular. Aynı güneş ışını ve yağmur suyu ile beslenen meyve ve sebzelerin tat ve lezzetleri faklı faklı. İnsanlara da Allah’ın nimetleri eşit oranda dağıtılıyor. Aradaki faklılıkları insanlar, kendi yetenekleri, akılları,kararlarına göre kendileri oluşturuyorlar.

                                          3

Kaderi suçlayarak belki başarısızlıklarınızın üzerini örtebilirsiniz, ama sadece kendinizi rahatlatmış olursunuz, kötü gidişatı değiştiremezsiniz. Kaderi verdiğiniz kararlarla kendiniz oluşturuyorsunuz. Allah sadece olacak olayları biliyor, o kadar.

Bir hatip konuşmaya başlamadan önce eline bir altın alır ve dinleyicilere sorar:

Bunu kim ister?

Bir çoğu parmak kaldırır, ben, ben ben derler. Hatip, altını ayağının altına alır, çiğner, ezer ve eline tekrar alarak sorar. Şimdi isteyen var mı?

Yine bir çoğu el kaldırır. Bu sefer izleyicilerden birine,  “Git bunu çamura batır, hiç sarısı görünemeyecek şekilde kirlet ve bana getir.” der. İzleyenlere yine sorar. Şimdi isteyen var mı? yine bir çok talip çıkar. Ben,ben,ben. derler. Demek ki  bir insan öz itibarı ile altın gibi                                                                                                                                                     değerli olduktan sonra ne kadar lekelense ve yıpransa istemesi halinde tekrar eski değerine kavuşması mümkündür.

 

Birde camimize camaatimize devam etmiyoruz

Cami sizin ikinci adresiniz. Bu adrese cumadan cumaya yada bayramdan bayrama uğrayanlar yeterince şükreden ve sabredenler olamazlar. İşi dolayısıyla gündüz gelemeyenler akşam gelebilirler, akşam da gelemeyenler en azından hafta sonu gelebilirler. Unutmayınız ki camiden ne kadar uzaklaşırsanız şeytana o kadar yaklaşırsınız. Şeytan ise hain bir dosttur ve arkadaşlarının hepsini cehenneme götürür. Cami ise Cennete giden yolun başında önemli bir terminal vazifesi görür. Siz müslümansınız ve buraya aitsiniz. Ait olduğunuz yeri biliniz ve bu yerlere sahip çıkınız. 

İyi bir Müslüman olabilmek için özü sözü doğru iyi bir insan olmak gerekiyor. Müslümanlık, adam olma sanatıdır. Adam gibi adam olmak, hanımefendi gibi hanımefendi olmak her insanın her halükarda olması gereken bir durumdur.

 

Kendisine hayrı yararı olan birinin, vatanına, milletine ve dinine de yararı olur. Kendisine yararı olmayan ve başkasına muhtaç durumda olan bir kimseden de vatan, millet ve din için bir yarar beklenmez.

 

İstanbul’daki tarihi camilerimizden birini ziyaret eden Batılı bir ilim adamı, güzel bir hüsnü hatla yazılmış yazı dikkatini çekiyor ve anlamını soruyor. Peygamberimizin (s.a.s)Hayrunnas, men yenfeunnas” ,Sizin en hayırlınız, insanlara en çok yararlı olanınızdır”  mealindeki hadis-i şerifi kendisine okunuyor. Adam şöyle diyor:

İnsanlar bu temel ilkeyi hayat felsefesi haline getirmiş olsalar, dünyada fakir kalmaz, asayişi korumak için de kanunlara hatta polislere gerek kalmaz.

    

Bizim ahlakımız, kültürümüz, medeniyetimiz işte bu maneviyata dayanmaktadır. İnsanlara zulmederek -belli fert ve grupların mutluluk sandıkları- durumları elde etmeleri için kullanılan güce erişmeyi "ilerleme" olarak değerlendiren ve Müslümanlar'ın -bu bakımdan- geri olduklarını söyleyenlerin, "ileri-geri" kavramı üzerinde bir daha düşünmeleri dileğiyle bayramlarınızı tebrik ediyorum.

Allah cümlemizi bu bayram gününden nasibini alan kullarından eylesin

Allah cümlemizi bu camide toplandığımız gibi kıyamet günü de arşın gölgesinde gölgelenmeyi nasip eylesin

Bu bayram vesilesiyle bize birlik beraberlik nasib etsin

 

2/6/2007

K.Kerim

Kuran-i Kerim Dinle

Sure İsmi

Media Player

Sure İsmi

Media Player

Fatiha Suresi

Dinle

Kaf Suresi

Dinle

Bakara Suresi

Dinle

Zariyat Suresi

Dinle

Al-i İmran Suresi

Dinle

Tur Suresi

Dinle

Nisa Suresi

Dinle

Necm Suresi

Dinle

Maide Suresi

Dinle

Kamer Suresi

Dinle

En'am Suresi

Dinle

Rahman Suresi

Dinle

A'raf Suresi

Dinle

Vakıa Suresi

Dinle

Enfal Suresi

Dinle

Hadid Suresi

Dinle

Tevbe Suresi

Dinle

Mücadele Suresi

Dinle

Yunus Suresi

Dinle

Haşr Suresi

Dinle

Hud Suresi

Dinle

Mümtehine Suresi

Dinle

Yusuf Suresi

Dinle

Saff Suresi

Dinle

Ra'd Suresi

Dinle

Cum'a Suresi

Dinle

İbrahim Suresi

Dinle

Munafıkun Suresi

Dinle

Hicr Suresi

Dinle

Teğabun Suresi

Dinle

Nahl Suresi

Dinle

Talak Suresi

Dinle

İsra Suresi

Dinle

Tahrim Suresi

Dinle

Kehf Suresi

Dinle

Mülk Suresi

Dinle

Meryem Suresi

Dinle

Kalem Suresi

Dinle

Taha Suresi

Dinle

Hakka Suresi

Dinle

Enbiya Suresi

Dinle

Mearic Suresi

Dinle

Hacc Suresi

Dinle

Nuh Suresi

Dinle

Mi'minun Suresi

Dinle

Cin Suresi

Dinle

Nur Suresi

Dinle

Müzzemmil Suresi

Dinle

Furkan Suresi

Dinle

Müddessir Suresi

Dinle

Şuara Suresi

Dinle

Kıyamet Suresi

Dinle

Neml Suresi

Dinle

İnsan Suresi

Dinle

Kasas Suresi

Dinle

Murselat Suresi

Dinle

Ankebut Suresi

Dinle

Nebe Suresi

Dinle

Rum Suresi

Dinle

Nazi'at Suresi

Dinle

Lokman Suresi

Dinle

Abese Suresi

Dinle

Secde Suresi

Dinle

Tekvir Suresi

Dinle

Ahzab Suresi

Dinle

İnfitar Suresi

Dinle

Sebe Suresi

Dinle

Mütaffifin Suresi

Dinle

Fatır Suresi

Dinle

İnşikak Suresi

Dinle

Yasin Suresi

Dinle

Buruc Suresi

Dinle

Saffat Suresi

Dinle

Tarık Suresi

Dinle

Sad Suresi

Dinle

A'la Suresi

Dinle

Zümer Suresi

Dinle

Gaşiye Suresi

Dinle

Gafir(Mü'min Suresi)

Dinle

Fecr Suresi

Dinle

Fussilet Suresi

 

Dinle

Beled Suresi

Dinle

Şura Suresi

 

Dinle

Şems Suresi

Dinle

Zuhruf Suresi

Dinle

Leyl Suresi

Dinle

Duhan Suresi

Dinle

Duha Suresi

Dinle

Casiye Suresi

Dinle

İnşirah Suresi

Dinle

Ahkaf Suresi

Dinle

Tin Suresi

Dinle

Muhammed Suresi

Dinle

Alak Suresi

Dinle

Fetih Suresi

Dinle

Kadir Suresi

Dinle

Hucurat Suresi

Dinle

Beyyine Suresi

Dinle

Zilzal Suresi

Dinle

Tekasur Suresi

Dinle

Adiyat Suresi

Dinle

Asr Suresi

Dinle

Karia Suresi

Dinle

Humeze Suresi

Dinle

Fil Suresi

Dinle

Maun Suresi

Dinle

Kureyş Suresi

Dinle

Kevser Suresi

Dinle

Kafirun Suresi

Dinle

Tebbet Suresi

Dinle

Nasr Suresi

Dinle

İhlas Suresi

Dinle

Felak Suresi

Dinle

Nas Suresi

Dinle

www.msalep.tr.gg

1/6/2007

Hatim Duası

 

﴿1﴾

Hamdele salveleden sonra ..........

Ya rabbel alemin Ya ilahel alemin!ancak sana ibadet ediyor ancak senden yardım istiyoruz bizleri yardımına nail eyle.

Yarabbi! Hamdini sözimize Sertaç ettik.zikrini kalbimize miraç ettikİnayetine sığındık,kapına

Geldik.kulluk edemedik,affına geldik. Şaşırtma bizi,doğruyu söylet.neşeni duyur,hakikati öğret.Sen duyurmazsan biz duyamayız.Sen söyletmezsen biz söyleyemeyiz.sen sevdirmezsen

Biz sevemeyiz.sevdir bize hep sevdiklerini,yerdir bize hep yerdiklerini,yaretbize erdirdiklerini

Sevdin habibini, kainata sevdirdin.makam-ı ibrahimden, makam-ı mahmuda erdirdin.serveti

Afsıya kıldın. Hatemi embiya kıldın.Muhammed Mustafa kıldın.salat-u selam tahıyyetü ikram ona olsun.

Ey merhamet sahifelerine rahmet ibaresini yazan ,risalet fermanına muhammedürrasülüllah mührünü basan yüce Allah’ım günah işlemek aczimizin eseri,onu affetmet senin yüceliğinin şanıdır.Allahım sana layık bir amelimiz yok ,ama günahımız çok.azabına karşı tahammülümüz yok günahkar ellerimizi açtık.affeyle bizi yarab.yarabbi sen affedicisin affetmeyi seversin bizleride affeyle.

Yarabbi Kur’an-ı Kerimi  bizi cennete götüren delil,ateşten koruyan perde,dünyada arkadaş,kıyamette şefaatçı,sırat üzerinde nur eyle

Ey rabbimiz!bazı yüzlerin ağarıp,bazı yüzlerin kararacağı ogünde bizlerin yüzünü ak eyle ,bazılarının kitapları sağından bazılarının ki solundan verildiği o büyük günde bizim kitabımızı sağımızdan alanlardan eyle.Ey rabbimizBizi,seni çok zikreden, senden çok korkan, sana çok şükreden,sana çok itaat eden, sana karşı saygı ve huşu ile dopdolu olan kullarından eyle.

Allahım faydasız ilimden,korkmayan kalpten,kabul görmeyen duadan,doymak bilmeyen nefisten,cimrilikten,tembellikten,çöken yaşlılıktan,el-eteğe düşmekten,kabir azabından,ölü ve dirilerin şerrinden sana sığınırız ,bizi koru yarabbi..

Yarabbi bizleri görünür görünmez kazalardan belalardan bilhassa  yangından selden bütün doğal afetlerden bizleri muhafaza eyle.senden verdiğin bela ve musibetlere sabretmeyi dünyada senin rahmetine doğru yürümeyi nasip eyle

 

Yarabbi!. Bize ilham buyur, bize ve anamıza babamıza vermiş olduğun nimetine şükredelim ve senin razı olacağın iyi amelde bulunalım ve bizi rahmetinle iyi olan kullarının arasına kat.

Allah’ım! Vermiş olduğun nimetlerin elimizden çıkmasından, sağlık ve dirliğimizin bozulmasından, beklenmedik felaketlerden ve gazabının her türlüsünden ancak Sana sığınırız. Biz, aciz kullarının dualarını kabul eyle yâ Rabbi!

 

Ey mülkün sâhibi olan Allah’ım! Sen mülkü dilediğine verirsin ve mülkü dilediğinden çeker alırsın ve dilediğini aziz edersin, dilediğini de zelil kılarsın Hayır senin kudret elindedir. Şüphe yok ki, sen her şeye fazlasıyla kadirsin. Allah’ım! Günahımızı, bilgisizliğimizi, her isimizde isrâfımızı ve bizden daha iyi bildiğin bütün kusurlarımızı affeyle

 

Dünyanın dört bir yanında zulme maruz kalmış bütün müslüman kardeşlerimizin halleri sana arz ediyoruz Allahım! Zulmedenleri islah eyle ya Rabbi! İslah olmalari mümkün değilse onları Kahhar isminle kahreyle ya Rabbi! biz burada rahat bir mekanda karnımız tok başımızda çatı dua etmek bile nefsimize ağır gelirken ya onlar, ya onlar Allahım! Gecenin bir saatinde, soğukta, karnı aç ve bir köşede ölmeyi bekleyen müslüman kardeşim “ben burada bu haldeyken benden bir duasını bile esirgeyen müslüman kardeşimden hesabımı soracağım günü bekliyorum” diyorsa bunun hesabını nasıl veririz Allahım! Bizlere bu şuuru nasip eyle Allahım!

 

Yarabbi! Devletimizi milletimizide her türlü felaketlerden muhafaza eyle.İslama ve Müslümanlara yardım eyle Müslümanları daima muzaffer eyle Müslümanlara birlik berabeklik nasib eyleYa Rabbi, günahlarımızı affet, kusurlarımızı bağışla, dualarımızı sevdiklerinin hürmetine kabul eyle!Senin affina merhametine ve lutfuna daha cok ihtiyac duydugumuz su zamanda bizleri sensiz birakma ya Rabbi!

 

Cümlemizin kalbine İslam nurunu, Kur'an hidayetini ver. Cümlemizi Islam’a bağla, bizleri Müslüman olarak yaşat, Müslüman olarak öldür. Bizleri Dünyâ ve Âhiret mutluluğuna erdir. Dünya'da mekansız, Âhiret'de imansız bırakma Yâ Rabbi!

 

Hulasa dualarin özü, sevgili Peygamberimizin sallallahu aleyhi vesselem senden istedigi hayrli islerin tamamini biz de Senden istiyoruz, bizlere de nasip eyle Ya Rabbi !

Sevgili Peygamberimizin sallallahu aleyhi vesselem sana sigindigi bütün serlerden, fitne, fesat ve nifaktan bizde Sana siginiyoruz, hepimizi koru Allah’im !

 

Yarabbi! Okuduğumuz Kur’ân-ı Kerîm’den hâsıl olan sevâbı, Peygamber Efendimiz Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm’ın rûhuna hediye eyledik, vâsıl eyle yâ Rabbi!  Bütün nebî ve resûl  Peygamberlerin ruhlarına salât ü selâm ile ayrı ayrı hediye eyledik, vâsıl eyle yâ Rabbi! Hz  peygamberimizin âl ve evlâdına, vâlidelerimiz olan muhterem zevcelerine, ashâbına, etbâına, mübârek nesillerinin ruhlarına hediye eyledik, vâsıl eyle yâ Rabbi! Babalarımız, analarımız, erkek ve kız kardeşlerimiz, evlâdlarımız, akrabâlarımız, sevdiklerimiz ve arkadaşlarımızdan vefât etmiş olanların ruhlarına da ayrı ayrı hediye eyledik, vâsıl eyle yâ Rabbi! Bu kur'an hatminde  emeği geçenlerin    ölmüşlerine hediye eyledik sen vasıl  eyle  ya rabbi.

Ahirete göç eylemis kemikleri çürümüş bir fatihaya muhtaç olanların kabirlerini Kur’an’ın nuru ile aydınlat, makamlarını cennet eyle Allah’ım

Yarabbi ! budünyadan ayrılırken her türlü insan haklarını evlat haklarını karı koca haklarını bilhassa ana-baba haklarını ödeyerek ayrılmayı ve huzurunada öylece varmayı nasib eyle

 

Yarabbi kusurlarımızı affet. yarabbi günahlarımızı setret ve bizi kendine kul habibine ümmet eyle cümlemizi peygamber efendimizin şefaatine nail eyle kıyamet gününde arşı ala nın gölgesinde gölgelenenlerden eyle amin diyen dillerimizi narı cehennemden azad eyle

 

Essaletü vesselemü aleyke ya rasülellah essaletü vesselemü aleyke ya habibellah essaletü vesselemü aleyke ya seyyidel evveline vel ehırın veselemün alel mürselin velhamdülillehi rabbil alemin

Hayırların fethi, şerlerin def'i, ehl-i imânın selameti, insanlığın kurtuluşu, memleketimizin her türlü kötülüklerden korunması, Ümmet-i Muhammed'in selameti için EL-FATIHA.

 

22/5/2007

Dini Bilgiler

 

http://www.namazzamani.net
 Flash ile namaz kılmayı öğrenin
 Namaz Çiçekleri Kampanyası
 Namaz videoları
 Resimli ve özet namaz hocası
 Namaz kılmayı öğrenmek istiyorum
 Namaz Vakitleri Hesaplama



-

HALLEVİOĞLU | Hüdayi Demir Anasayfa | E-Mail | Rss

Copyright © 2006 - 2007 HÜDAYİDEMİR
Bu Site En iyi Internet Explorer'da Görüntülenir.
Blogdaki yazilar Kaynak Gösterilerek kullanilabilir


- -

- - -

DUYURU PANOSU

-----MESAJ-----

Vatanı bölmek isteyenlere sözümüz... "Yanlış kişilerin peşinde koşmak , birgün size bela getirecek... Şehidlerin ahı tutacak sizleri... Tarih boyu her karışı şehid kanlarıyla sulanan bu topraklara ihanet edenlere , yerden ve gökten beddualar , lanetler yağacak..."

-----HÜDAYİ-----

-
-YORUMLAR

önemli linkler








VEDA HUTBESİ

-----MESAJ-----

(9 Zilhicce l0 H./8 Mart 632 M. Cuma) Peygamberimiz Hz. Muhammet (s.a.s.) Vedâ haccında, 9 Zilhicce Cuma günü zevâlden sonra Kasvâ adlı devesi üzerinde, Arafat Vâdisi'nin ortasında 124 bin Müslümanın şahsında bütün insanlığa şöyle hitabetti. Bismillahirrahmanirrahim "Hamd Allah'a mahsustur. O'na hamdeder, O'ndan yardım isteriz. Allah kime hidâyet ederse, artık onu kimse saptıramaz. Sapıklığa düşürdüğünü de kimse hidâyete erdiremez. Şehâdet ederim ki; Allah'dan başka ilâh yoktur. Tektir, eşi, ortağı, dengi ve benzeri yoktur. Yine şehâdet ederim ki, Muhammed O'nun kulu ve Rasûlüdür. " Ey Nâs! Sözümü iyi dinleyiniz. Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedî olarak bir daha berâber olamayacağım. İnsanlar! Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay, bu şehriniz Mekke nasıl kutsal bir şehir ise, canlarınız, mallarınız, nâmus ve şerefiniz de öylece mukaddestir; her türlü tecâvüzden masûndur. Ashâbım! Yarın rabbınıza kavuşacaksınız. Bugünkü her hâl ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız. Bu vasiyyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsinler. Olabilir ki, bildirilen kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlayarak hıfzetmiş olur. Ashâbım! Kimin yanında bir emânet varsa, onu sâhibine versin . Fâizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Fakat aldığınız borcun aslını ödemek gerekir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle bundan böyle fâizcilik yasaktır. Câhiliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz de Abdülmuttalib'in oğlu amcam Abbas'ın fâiz alacağıdır. Ashâbım! Câhiliyet devrinde güdülen kan davaları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası, Abdülmüttalib'in torunu (amcalarımdan Hâris'in oğlu) Rabîanın kan davasıdır. Ey Nâs! Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu konuda Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları Allah'ın emâneti olarak aldınız. Onların nâmus ve ismetlerini Allah adına söz vererek helâl edindiniz. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki haklarınız, âile nâmusu ve şerefinizi kimseye çiğnetmemeleridir. Eğer onlar sizden izinsiz râzı olmadığınız kimseleri âile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe dövüp korkutabilirsiniz. Kadınların sizin üzerinizdeki hakları ise, örfe göre her türlü (meşru ihtiyaçlarını), yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir. Mü'minler! Size iki emânet bırakıyorum. Onlara sımsıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. Bu emânetler, Allah'ın kitabı Kur'ân ve O'nun Peygamberinin sünnetidir. Ey Nâs! Devâmlı dönmekte olan zaman, Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı günkü duruma dönmüştür. Bir yıl, l2 aydır. bunlardan 4'ü Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep hürmetli aylardır. Ashâbım! Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden nüfûz ve saltanatını kurma gücünü ebedî olarak kaybetmiştir. Fakat size yasakladığım bu şeyler dışında, küçük gördüğünüz şeylerde ona uyarsanız, bu da onu sevindirir. ona cesâret verir. Dininizi korumak için bunlardan da uzak kalınız. Mü'minler! Sözümü iyi dinleyin, iyi belleyin. Rabbınız birdir, babanız birdir. Hepiniz Âdem'densiniz, Âdem de topraktan yaratılmıştır. Hiç kimsenin başkaları üzerinde soy sop üstünlüğü yoktur. Allah katında üstünlük, ancak takvâ iledir. Müslüman müslümanın kardeşidir. Böylece bütün müslümanlar kardeştir. Gönül hoşluğu ile kendisi vermedikçe, başkasının hakkına el uzatmak helâl değildir. Ashabım! Nefsinize de zulmetmeyin. Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır. Bu nasihatlarımı burada bulunanlar, bulunmayanlara tebliğ etsinler. Ey Nâs! Cenâb-ı Hak Kur'an da her hak sahibine hakkını vermiştir. Mirâsçı için ayrıca vasiyyet etmeye gerek yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa, ona âittir. Zina eden için ise mahrûmiyet vardır. Babasından başkasına soy (neseb) iddiâsına kalkışan soysuz, yahut efendisinden başkasına intisâba yeltenen nankör, Allah'ın gazabına, meleklerin lânetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın. Cenâb-ı Hak böylesi insanların ne tevbelerini ne de adâlet ve şâhitliklerini kabûl eder. Ashabım! Alllah'tan korkun, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, malınızın zekatını verin, âmirlerinize itaat edin. Böylece Rabbınızın Cennetine girersiniz. Ey Nâs! Yarın beni sizden soracaklar, ne dersiniz? Ashâbı kiram: - Allah'ın dinini teblîg ettin, vazîfeni hakkıyla yaptın, bize nasihat ve vasiyette bulundun, diye şehadet ederiz, dediler. Rasûlüllah (s.a.s.) mübarek şehâdet parmağını göğe doğru kaldırdı, cemâat üzerine çevirip indirdikten sonra üç defa: Şâhid ol Yâ Rab! Şâhid ol Yâ Rab! Şâhid ol Yâ Rab! buyurdu.

-----HÜDAYİ-----